Aşk acısı nasıl geçer

Aşkına karşılık alamayan her insanın kalbi kırılır, gönlünde yaralar açılır ve şiddetli aşk acıları çekmeye başlar. Bu durumu en iyi tanımlayan ifade “Kırık Kalpler Sendromu”dur. Yaşanan acı katmerli olduğunda, sadece ruhunuzu değil vücudunuzu da olumsuz etkiler. Gönül yaraları nasıl iyileştirilir bilmek ve geleceğe -o kişi yokken de- umutla bakabilmek için tavsiyelerimize kulak verin.

Aşk acısı nedir?

Aşk acısı, tatmin olmamış ya da yitirilmiş bir aşkın ardından hissedilir. Üzüntü, öfke, umutsuzluk, şaşkınlık gibi duyguları bir araya toplar, hormonal bozukluğu tetikler. Sevdalı günlerinizde mutluluk hormonlarınız zirveye ulaşır ve bu hormonları artık salgılayamadığınız zaman geldiğinde bir anda modunuz düşer. Zihinsel ve fiziksel bir geri çekilme sürecine girersiniz. Korkmayın, gönül yaralarının tedavisi var!

Acınızla yüzleşin

Acı çekiyorsunuz, hem bedenen hem ruhen iyileşmeye ihtiyacınız var. Birkaç gün kendinize “zihinsel mola” verin ve aklınızı kurcalayan kişiyi bir zamanlığına beyninizde dinlenmeye alın. Bunun için belirli bir süre belirleyin, çünkü sonrasında hayatın olumlu yönlerine konsantre olacağınız ve yalnızlığınıza derman bulacağınız döneme gireceksiniz.

Mutluluk hormonlarınızı salın

Şu “yas dönemi”niz geride kaldığında, hormonlarınızı eski dengesine getirmek için biraz çabalamak lazım. Mutluluk hormonu üretmenin, negatif enerjiyi pozitif sonuca çevirmenin ve kafayı oyalamanın en kolay yolu spor yapmaktır.  Eski dostlarla buluşun, eskiden sevdiğiniz aktiviteleri yeniden yaşayın. Mesela komedi filmleri izleyin ya da sizi eğlendiren herhangi birşey yapın. Şu ara sizi hiçbirşeyin eğlendiremeyeceğini düşünseniz de, takip ettiğiniz motto “Hakikisini yapıncaya kadar, taklide devam” (İngilizce orijinaliyle “Fake it, till you make it”) Bir yer gelecek ve kendinizi o kişiyi daha az düşünürken bulacak ve daha olumlu bir moda geçeceksiniz. Can dostlarınızla yapacağınız sohbetler, gönül yarası semptomlarıyla baş etmenin en sağlıklı yolu olacaktır.

Sosyal medya dedektifliğine son

Bütün gün aklınızda çıkaramadığınıza göre muhtemelen sosyal medyada da onu takip etmekten kendinizi alamıyor olmalısınız. Hele düzenli paylaşım yapan biriyse, onu takip ederek bir şekilde onu hayatınızda tutmaya ve böylece gönül yaranıza tuz basmaya devam ediyorsunuz. “Profiline bir girdim çıktım” diye bir şey yok. Birini unutmak istiyorsanız, onu mümkün olduğunca az zamanlarda aklınıza getirmelisiniz. Odanızda onunla birlikte geçen zamanları size hatırlatan ne varsa toplayın, göz önünde hiçbir şey bırakmayın. “Gözden uzak, gönülden uzak” demişler eskiler.

Kişiselleştirmeyin

Gönül yarası çoğu zaman incitilmiş bir ego ve daralmış bir ruh halini de beraberinde getirecektir. Bu genelde birbirini tanımak için yeterince zaman geçirmemiş insanlar arasında olur. Bir ilişkinin taraflardan sadece biri tarafından isteniyor olmasının pek çok sebebi olabilir. Bu genelde âşık olduğunuz kişinin geçmiş yaşanmışlıklarıyla ilintilidir. Belki henüz eski aşkı aklından bütünüyle silinmedi, belki de yalnız takılarak özgürlüğünü ve çeşitliliğini korumayı tercih edenlerden. Bunlar sizin dış görünüşünden anlamanızın mümkün olmadığı referanslar. Birbirinizi ister kısa zamandır ister epeydir tanıyor olun – insanlar her zaman birbirleriyle uyum sağlayamazlar ve herkes hayat çizgisinde kendi istikametini seçer.

Zorlamayın

Olduğu kadar, olmadığı kader demişler. Gönül yaranızı sarmanın yolu, hayatla didişmemektir. Hiç kimseyi gel beraber mutlu olalım diye zorlayamazsınız çünkü zorla güzellik olmaz. Siz üsteledikçe, o sizden daha da kaçacak ve siz kendinizi üzmeye devam edeceksiniz. Olmayacak duaya amin diyerek kalbinizi yoracaksınız. Bu kısır döngüyü kırmak zordur. En doğrusu, o kişiyle bağınızı tümüyle kesmek ve kendinizi yeniden hatırlamak. Eğer o sizi yarım gönülle sevdiyse, bu ikinize de mutluluk getirmeyecektir.

Özgüven tazeleyin

Aşk acıları yanlarında özgüven kıran balyozlarla gelirler. Kendinize acımak gibi bir yanlışa asla düşmemeli tam tersine kendinize daha çok ilgi göstermelisiniz. Neden bir cilt bakımı kürüne gidip kendinizi şımartmıyor ya da kuaförde keyifli bir gün geçirmiyorsunuz? Bedeninizin içinde rahat hissetmek sizi kendinize getirecek ve özgüveninizi tazeleyecektir. Gönül yaranız ufak ufak sarılmaya başlayacaktır. Eğer kalbinizi kıran kişi sizinle birlikte yaşıyordu ise, derhal evi yeniden dekore etme işine koyulabilirsiniz.

Arkadaşlığa bir şans verin

Bazen ayrılıklar, kopuş değil dönüşümdür. İlişki yaşamak istediğiniz kişi sizinle “dost” kalmak isteyebilir. Temkinli olmakta fayda var. Siz onunla başka türlü bir birliktelik yaşamak istemiştiniz ve olmayınca kalbiniz kırıldı. Arkadaş kalmaya devam ettikçe bu umutsuz beklentileriniz sürüp gitmeye devam edebilir. Bu şekilde asla yaşadığınız hicran duygusundan kurtulamazsınız. Siz en iyisi kendinize biraz zaman tanıyın. Eğer bu kişiden duygusal olarak tümüyle koptuysanız, o halde tabi ki arkadaşça bir diyaloğa devam etmek için bir engel bulunmuyor. 

Acıları geride bırakın

Gönül yarası can yakar. Öyle bir ruh halidir ki sizi süreçten sürece sokar. Ama her güzel şeyin olduğu gibi, her kötü şeyin de bir sonu vardır ve bu aşk acısı da önce hafifler sonra tümüyle geçer. Siz önce bir kendinizi hatırlayın, yeniden kendiniz olun, duygularınızı serbest bırakın. Gün gelecek duygusal olarak tümüyle arınmış ve özgürleşmiş olacaksınız. Bir kere sevebildiyseniz, yine seversiniz hem de bu kez sizi daha çok hak eden ve size daha çok mutluluk getirecek olanı.